
Köprü faciasında kusur ve sorumlulukları bulunduğuna dair bilirkişi raporuna rağmen Çaycuma Belediyesi için İçişleri Bakanlığı, Karayolları Kastamonu Bölge Müdürlüğü için Kastamonu Valiliği, Devlet Su İşleri(DSİ) 232'nci Şube Müdürlüğü için ise Zonguldak Valiliği'nce soruşturma izni verilmedi. Ölenlerin yakınlarının Danıştay'a yaptığı itirazlar da reddedildi.
Zonguldak İdare Mahkemesi ise Çaycuma köprü faciasıyla ilgili Karayolları Genel Müdürlüğü ve DSİ 232. Şube Müdürlüğü'nü kusurlu ve sorumlu bulmazken, Çaycuma Belediyesi'ni 'denetim görevini ihmal' etmekten kusurlu buldu. Karayolları ve DSİ'nin de kusurlu olduğunu savunan aileler ise avukatları aracılığıyla karara itiraz ederek davayı Danıştay'a taşıdı.
Zonguldak İdare Mahkemesi'nin kararında, "Uyuşmazlık konusu köprünün ayaklarındaki oyulmayı önlemek için oluşturulan kaya dolgu bariyerin denetiminden ve bakımından (olaydan 1 yıl önce) 18 Nisan 2011 tarihli bildirim tarihinden itibaren Çaycuma Belediye Başkanlığı'nın sorumlu olduğu, dolayısıyla Karayolları Genel Müdürlüğü'nün hizmet kusuru ve tazminat sorumluluğu bulunmadığı, ayrıca DSİ Genel Müdürlüğü'nün köprü bakım ve onarımı konusunda görev ve yetkisi bulunmadığından uyuşmazlık konusu olayda hizmet kusuru ve tazminat sorumluluğu bulunmadığı sonucuna varılmıştır" denildi.
AİLELER TEPKİLİ: KUSUR ÖLENLERDE Mİ?
Faciada ölen 2 çocuk annesi Hayriye Güner'in(34) kayınpedeeri Selahattin Güner, sorumluların bulunmamasına tepki gösterdi. Güner, "Burada 15 kişi can verdi. 3 seneden beri bu mahkeme devam ediyor. Burada Belediye başkanını, karayollarını ve DSİ'yi suçsuz görüyorlar. O zaman ben diyorum ki, suç bizim mi? Bu köprüyü biz mi yıktık? Benim 2 tane torunum var. Bu çocuklar üniversiteye gitmesi gerekiyor. 34 yaşındaki annelerini kaybetmişler. Bu nasıl adalet nasıl kanun? Bize kaç defa 'Belediye Başkanı, karayolları ile DSİ hakkında davacı olamazsınız' diye yazı geldi. O zaman suçlu biz miyiz yani? Suçlu kim burada? Bu ölen 15 kişinin cezasını kim çekecek?" ifadesini kullandı.
KANTARCI: ORTADA BİR GARABET VAR
Çaycuma Belediye Başkanı Bülent Kantarcı açıklamalarda bulundu. Kantarcı, "Ortada bir garabet var. Ceza davası neticelenmeden ve sorumlusu belli olmadan belediyemiz sanki suçluymuş gibi kararlar veriliyor. Ve bizler de buna karşı mahkeme harçlarını ödemeye başladık. Türkiye'deki yargılama sisteminin bulunduğu durumu gösteriyor. Köprünün ayağının çökmesiyle ilgili bir durum oluşmuşsa birinci derecede Karayolları, ikinci derecede DSİ sorumlu olmalıdır. Bizim elimizde bunlarla ilgili çok ciddi kanıtlar var. Bu kanıtlarla temyize gidiyoruz ve bu haksız kararın da bozulacağına inanıyoruz." dedi.
OLAY
Zonguldakta 6 Nisan 2012de, 11 kişinin içinde bulunduğu Yolgeçen köyü minibüsü ile yaya olarak geçen 4 kişi, yıkılan Çaycuma köprüsüyle akıntıya kapılarak hayatını kaybetmişti. Aralarında dönemin Çaycuma Belediye Başkanı Mithat Gülşenin babası Kemal Gülşenin de (79) bulunduğu 11 kişinin cesedi bulunmuştu. Facianın üzerinden 3 yıl geçmesine rağmen Mithat Gülşenin yeğeni 21 yaşındaki Sezgin Gülşen, ev hanımı Kadın Saraç (49), Tahir Özkara (66) ve Necati Azaklıoğluna (59) ise halen ulaşılamadı.
