Gazete’ye yazdığım köşe yazısı dışında aslında pekte ekstra köşe yazmak adetim değildir. Dün gece Ereğli’de ki haber portallarına düşen ve bugün’de haberin devamlılığı niteliğinde kamu oyu ile paylaşılan bir açıklama ve bu açıklamanın detaylarını okudunuz.
Kdz.Ereğli İlçe Emniyet Müdürlüğü görevini halen sürdürmekte olan Fahri Küçük, önce Yeni Ufuk Gazetesi’nde özel haber olarak yayınlanan, akabininde diğer medya kuruluşlarının haber sayfalarında yer alan ve sayfalarca kağıda dökülen açıklaması gündeme düştü.
Haber daha sonra çalıştığım ajansın sisteminde de yer aldı. Mail olarak posta kutumuza gelen resmi bir açıklama olmadı. Bireysel olarak elden verilen açıklama daha sonra tahminimce meslek dayanışması adı altında diğer haber sayfalarında yerini aldı. Dün akşam açıklamayı okuduktan sonra, ardından birkaç defa daha bugünde üzerinde ince ince eleyerek detayları yeniden gözden geçirdim. Açıklamayı şahsen manidar bulduğum için yayınlamadım. Onun nedenini de sizlerle az sonra paylaşacağım.
Öncelikle şunu belirtmekte fayda var diye düşünüyorum. Bizler Türk halkı olarak duygusal, merhametli, yardım sever, vicdanlı, hassas yapıya sahip bir toplumuz. Biri düşse canı acısa onunla beraber canımız acır, biri aç kalsa ekmeğimizi bölüşürüz, biri el uzatsa yardım istese cebimizde ki son kuruşu veririz. Türk insanı asil ve şerefli bir yapıya sahip olduğu için ortak paydalarda buluşma noktasında biribirimize kol kanat gereriz.
Peki gelelim Türk Polisin görevlerine… Polis nedir ne demektir? Kısaca polisin görevleri nelerdir?
Polis, bireylerin temel hak ve özgürlüklerinin korunması ve toplumun düzen içerisinde yaşamını sürdürmesi için hukuk ilkeleri içerisinde güvenlik hizmeti sunan teşkilat ve bu teşkilata mensup memurdur.
Polis devletin bekası için vardır. Küçük, Zonguldak İl Emniyet Müdürü Turanlı ile yaşadığı sıkıntıları, açık kağıt oynayarak kamuoyuna duyurdu. Cumhurbaşkanı ve Başbakana seslendi. Özellikle çocuklara ve yetişkinlere örnek olması gerekirken, sayfalarca yaptığı açıklamada devletin memurunun şu cümleleri düşündürücü ve etrafa tehlike saçan sözlerdi…
“Artık ya bir kaç kişiyi öldürecektim, ya intihar edecektim ya da görevimden ayrılacaktım” Bu haleti ruhuye içerisinde olmama rağmen işimi de yapmaya çalıştım, sonra il emniyet müdürümüzü aradım, önce işte şu kadar aranan şahıs, iki kilo esrar yakaladık vs günlük operasyon bilgilerini verdim, sonra arif olanın anlayacağı şekilde sıkıntılarımı söyleyip, benimle uğraşanları tek tek biliyorum, dayanacak gücümün kalmadığını belirttikten sonra izne ayrılmak istediğimi, sonrasında da emekli olacağımı söyledim.”
Bu açıklamalar kamu düzeni sağlayan ve konu her ne olursa olsun, bu şekilde medya’ya aksettirilmesi duygusal bir kitle tarafından okunduğunda mağlup olmuş bir tarafın mantık dışı söylediği ifadeler olarak karşımıza çıkmaktadır”
Sayın Küçük, devletin memuru olarak hele hele Emniyet Müdürü rütbesiyle bu yazdıklarını acaba kamuoyu ile paylaştıktan sonra pişman oldu mu? diye sormadan da edemeyeceğim. nasıl şirketlerin mahremi kendi kabuğu içinde yaşanır dışa vurulmaz, renk verilmez. Bu tarz mevzularda hele hele sıradan olmayan devleti ve milleti için hizmet veren bir kişiden duymak altını çizerek yeniden belirtmek isterim ki hem manidar hemde elzemdir.
Zonguldak Valisi Ahmet Çınar'la, İç işleri Bakanı Süleyman Soylu ile yada Başbakan Binali Yıldırım,la çözülmediği noktada Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan’a iletilebilecek sorunun basın yoluyla halka arz edilmesi önce bir Türk vatandaşı olarak, sonrada bir gazeteci sıfatıyla konuya enine boyuna baktığımda yanlış buluyorum. Sosyal medya’da takipçiler destek vermiş, belirli STÖ’ler açıklama yapmış. Karşınızda ki seçilmiş değil, atanmış Ereğli’nin kamu düzenini sağlaması açısından o noktaya getirilmiş kişidir.
Açıkçası herkesin herkesle bir şekilde sorun ve problemi olmakta. Bunları medya ile paylaşmak, gündemi bu şahsi konularla meşgul edene kadar, siz sayın Küçük tayininizi isteyerek en kısa yoldan buradan Ereğli’den gitmeyi düşünmemenizde ilginç bir durum.
Devlet, ona hizmet eden memurları ile vardır ve var olacaktır. Devlete hizmet veren Müdür Fahri Küçük gibi kişilerin finalide iyi bitirmeleri devletin zeval görmemesi adına önem teşkil etmektedir.. Devlet millet için millette devlet için vardır.
Tekrar etmekte fayda görüyorum, “Artık ya bir kaç kişiyi öldürecektim, ya intihar edecektim ya da görevimden ayrılacaktım” cümlelerini üstüne basa basa belirten Sayın Küçük’ün herkesimden, her yaştan kişinin haber okuduğunu düşünerek yaptığı bu açıklama ile ilgili özellikle bu bölümle alakalı bir özür borcu olduğuna inanıyorum.Size sormadan.edemeyeceğiz Sayın Küçük, huzuru sağlaması gereken Emniyet Teşkilatının ilçede gorevli Müdürü olarak polisin polis ile olan sıkıntıntısını bu şekilde kamu oyu ile paylasarak huzursuzluk çıkartmaya vesile olduğunuzun farkındamısınız.Kol kırılır yen içinde kalır...
Biz Gazeteciler, yeri geldiğinde yaşanan intihar haberlerini ruhi bunalım içinde olan insanlara teşvik edici olmaması için bile yayınlamazken bu tarz bir açıklamanın etrafa kıvılcımlar saçtığının bilinmesini isterim.
Hoşçakalın.