SON DAKİKA

STÖ Temsilcileri, Atalay’ın vekilliğinin düşürülmesine tepki gösterdi...

STÖ Temsilcileri, Atalay’ın vekilliğinin düşürülmesine tepki gösterdi... 09 Şubat, 2024 15:46 Güncelleme: 09 Şubat, 2024 15:47 STÖ  Temsilcileri, Atalay’ın vekilliğinin düşürülmesine tepki gösterdi...

Karadeniz Ereğli’de bir araya gelen bazı sivil toplum kuruluşu temsilcileri, Can Atalay’ın milletvekilliğinin düşürülmesine tepki gösterdi. “Hukuk düzenimizde en üst yargı organı olan Anayasa Mahkemesi’nin kararları; devletin yasama, yürütme ve yargı erkleri için uyulması zorunlu niteliktedir” denildi.
Türkiye İşçi Partisi (TİP) Kdz. Ereğli Belediye Başkan Adayı Cihangir Amca yanı sıra Karadeniz Ereğli’nin demokratik kitle örgütleri Alevi Kültür Derneği, ADD, ÇYDD, KERÇEP, Ereğli Sanat Kurumu, Ereğli Musiki Topluluğu şubeleri Devrim Bulvarı Atatürk Anıtı önünde toplandı. Gurup adına basın açıklamasını Çağdaş Yaşama Derneği Şube Başkanı (ÇYDD) Aynur Öner okudu. Öner, “Türkiye Devleti’nin yönetim şekli laik Cumhuriyettir. Türkiye Cumhuriyeti, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, laik, demokratik, sosyal bir hukuk devletidir” dedi. Türk Anayasası’nın değiştirilmez nitelikteki ilk iki maddesini işaret eden Öner, “Anayasal düzenimiz, hukuk sistemimiz, toplumsal yapımız ve toplumsal tercihlerimiz yönünden şeriat taleplerinin bir geçerliliği yoktur ve Anayasamızın laiklik ilkesi karşıtı Cumhuriyet rejimi karşıtı bir söylemdir. Devletin rejimi ve Cumhuriyetin niteliklerini Türk halkı içselleştirmiş ve yaşam biçimi olarak benimsemiştir, bu kavramların günlük siyasete konu edilmesi son derece tehlikeli, yanlıştır” ifadelerini kullandı.
Hatay ilinin milletvekili seçtiği Can Atalay’ın vekilliğinin düşürülmesine ayrı parantez açan Öner, durumu, Anayasa’nın ve halkının iradesinin yok sayılması olarak nitelendirdi. 

Öner’in sözlerinin devamı şöyle:
“ANAYASA’YI İHLAL SUÇUNA ORTAKLIK EDENLER,
TARİHE YAPTIKLARI HUKUKSUZLUKLA GEÇECEKLERDİR”
“14 Mayıs 2023 Genel Seçimleri’nde Hatay halkının kararı ile milletvekili seçilen Can Atalay’ın milletvekilliğinin düşürülmesi, Anayasa’nın ve halkın iradesinin yok sayılmasıdır. Anayasa’nın 153. maddesi hükmü gereği, Anayasa Mahkemesi kararları kesindir. Hukuk düzenimizde en üst yargı organı olan Anayasa Mahkemesi’nin kararları; devletin yasama, yürütme ve yargı erkleri için uyulması zorunlu niteliktedir. Av. Şerafettin Can Atalay'ın vekilliğinin düşürülme kararı, sadece kanunsuz değil Anayasayı tanımayan, Anayasayı yok sayan bir işlemdir. Anayasa Mahkemesi’nin iki ayrı kararında hak ihlali tespit ettiği ‘Can Atalay’ı yeniden yargıla, cezanın infazını durdur ve tahliye et” dediği yargı kararına rağmen, Yargıtay 3. Ceza Dairesi istikrarlı bir şekilde kasıtlı irade ortaya koyarak hukuksuz Süreci devam ettirme kararı almıştır. Trajik olan şudur ki; Meclis Başkanlığı Can Atalay'ın milletvekilliğinin düşürülmesi kararını okuyup onaylatarak Can Atalay’ın milletvekili olduğunu kabul etmiş olup hukuk yoluyla işlenen suça ortak olmuştur. Bu yapılan, ‘Türkiye Cumhuriyeti laik, demokratik, sosyal bir hukuk devletidir’ şeklindeki Anayasa maddesi hükmünün de ihlalidir. Hukuki güvenlik ve belirlilik ilkesi ihlal edilmiştir. Anayasa’yı ihlal suçu işlenmiştir.
Milletvekili seçildikten sonra Anayasaya sadakatten ayrılmayacaklarına dair yemin eden iktidar özneleri, sözlerin de yeminlerin de ilkelerin de kendileri için ne kadar değişken olduğunu bir kez daha göstermiştir. Bu kararın ardından yerel seçimlere gün sayan ülkemizde seçimlerden daha önce hukuk ve demokrasi mücadelesi verilmesi gerektiği tartışmasız bir gerçek olarak öne çıkmıştır. Zira hukukun olmadığı, yurttaşın adalet için başvuracağı son kapı olan yüksek mahkemelerin çalışmadığı, yurttaşların oylarının bile gasp edilebildiği bir yerde güvenli ve adil bir seçim yapmak ütopya haline gelmektedir. Meclis’teki muhalefet de toplumsal muhalefet de silkelenmeli, Anayasal düzene sahip çıkmalıdır. Yaşanan garabet açık açık sivil darbedir ve ülkemizde demokrasi mücadelesi her zamankinden daha hayatidir. Demokratik kitle örgütleri olarak, ülkemizde yıllardır hukukun üstünlüğü, bağımsız-tarafsız yargı, tam bağımsız demokratik ve laik Türkiye Cumhuriyeti için Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün devrimleri ve ilkeleri doğrultusunda bıkmadan usanmadan mücadele etmeye devam edeceğiz. Anayasa’yı ihlal suçuna ortaklık edenler, tarihe yaptıkları hukuksuzlukla geçeceklerdir.”
 

Yorum Ekle