SON DAKİKA

TTK ve Zonguldak’ın geleceği tartışıldı

Muhalefet TTK’nın özelleştirilmesinden vazgeçilerek kamu madenciliğinin Geliştirilmesini, işçi açığının kapatılarak üretimin artırılmasını istedi. 21 Kasım, 2017 07:57 Güncelleme: 21 Kasım, 2017 07:57 TTK ve Zonguldak’ın geleceği tartışıldı

Muhalefet TTK’nın  özelleştirilmesinden vazgeçilerek kamu madenciliğinin Geliştirilmesini, işçi açığının kapatılarak üretimin artırılmasını istedi.

 Bakan Albayrak:” TTK kapatılmayacak. TTK’dan işçi atılmayacak. TTK bizim göz bebeğimiz”  

Cahit AKMAN 

Ereğli (S Rota Haber)-  Hükümetin yerli maden kaynaklarını enerji santrallerinde kullanmak koşuluyla ihaleye çıkarılmasına ilişkin yasa düzenlemelerinin Karaelmas diyarında tepkiye yol açması üzerine TTK’nın uhdesindekilerin kapsam dışına alınmasının ardından TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı bütçesi görüşmelerinde yine tartışma konusu oldu. Muhalefet, TTK’nın özelleştirilmesinden vazgeçilerek kamu madenciliğinin geliştirilmesi, işçi açığının kapatılarak üretimin artırılmasını istedi. Eleştiri ve soruları yanıtlayan Bakan Berat Albayrak, “Milli Enerji ve Maden Politikası Stratejisi”nin uygulanmaya başlandığını belirtti.”TTK kapatılmayacak. TTK’dan işçi atılmayacak.TTK bizim göz bebeğimiz” dedi. 

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Albayrak, bütçe sunumunda,”Milli Enerji ve Maden Politikası Stratejileri”ni üç ana sac ayağı üzerine inşa ettiklerini belirterek,” Sahip olduğumuz yerli kömür kaynaklarıyla etkin ve çevreyle uyumlu şekilde değerlendirilerek yapılacak yatırımlarla yerli kömür kaynaklı elektrik enerjisi üretiminin artırılması hedeflenmektedir… Hedeflerimize ulaşmak adına yerli kömürden elektrik üretecek bir modeli hayata geçirdik. Bu model kapsamında elektrik temininin sağlanması ve kömür madenciliğinin geliştirilmesiyle temiz kömür teknolojilerinin ülkemizde kurulması ve geliştirilmesi hedeflenmektedir. . . Madencilik sektörünün ülke ekonomisinde ve uluslararası arenada hak ettiği yeri elde etmesi amacıyla kamu ve özel sektörde her anlamda ciddi bir reform sürecine Bakanlığımız öncülük etmektedir. Saha çalışmalarında istenen verimliliğin alınması için idari alanda da önemli değişikliklere gidilmiştir. Alınan kararlar ve yapılan yasal düzenlemeler çerçevesinde madencilik sektörünün daha sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulması amaçlanmaktadır. Maden Yönetmeliği ve Maden Sahaları İhale Yönetmeliği 21 Eylül itibarıyla yayımlanmıştır. Böylece madencilik sektörü önünü görebilir hale gelmiş, kamu kuruluşları dışında yeraltı kömür işletmelerinde redevans sözleşmesine son verilmiş, birden fazla sahada görev yapabilecek teknik nezaretçilik sistemi terk edilerek daimi nezaretçilik uygulaması getirilmiş, böylece madencilik faaliyetlerinin daha etkin, verimli ve güvenli yapılmasının önü açılmıştır.”dedi. 

CHP Milletvekili Şerafettin Turpçu, Zonguldak’ta çok dar bir alanda halkı ve çevreyi boğacak şekilde 4 termik santrale  e santralin planlandığını söyledi. “Torba yasa 51’inci maddeye göre, TTK’nin işlettiği yerlerin dışında kalan sahalar satışa hazır hâle getirildi yani TTK’nin havza kanunu, Osmanlı’dan bu tarafa olan kanun delindi, parçalandı. Özel sektör firmaları termik santral ruhsatı almak için uğraşıyorlar, ardından -burası çok önemli- “Zarar ediyoruz.” diye

madenleri kapatıp ithal kömürlü yeni santraller yapacaklarını düşünüyoruz çünkü TTK’nin o kadar derinlikte zarar etmeden çıkaramadığı kömürü bu firmalar, özel firmalar çok özel destekler olmadan kârlı çıkaramayacaklardır... TTK’nin üretimi maalesef 1 milyon tonun altına tarihinde ilk defa sizin döneminizde,15 yıllık iktidarınız döneminde düşürülmüştür.. Başka yerlere verilen teşvikler TTK’ye verilse kurum ayağa kaldırılamaz mıydı? Teşviklerin ve garantilerin TTK’ye verilerek dışa giden dövizin ülkemizde kalması için bir çalışmanız olacak mıdır? TTK’nın işçi açığı acilen giderilerek, sermayesi güçlendirilerek, yeniden organize edilerek, yatırım yapılarak yeni bir işletme mantığıyla bakarak maliyetlerin aşağıya çekilebileceğini düşünüyorum. TTK’ya işçi alınması yönünde bir çalışmamız var mıdır? TTK’nın geleceğe ilişkin belirsizliklerinin ortadan kalkmasına yönelik bir açıklamanız olacak mıdır? Özelleştirme olacak mıdır? Son cümlem: Bu konuda gözü kulağı burada olan Zonguldaklılara bilgi vermenizi arz ve rica ediyoruz.”şeklinde konuştu. 

 CHP’li Ünal Demirtaş Kömür politikalarının millî politikalarla bir ilgisinin olmadığını,özel sektör doğrultusunda kâr odaklı ve ithalata dayalı oluşturulduğunu vurguladı.”Enerjide olduğumuz gibi, taş kömüründe de maalesef dışa bağımlıyız. Geçen yıl 35 milyon ton taşkömür ithal etmişiz. Kömürün başkenti Zonguldak'ta bile Erdemir, Karabük Demir Çelik ve Eren Enerji gibi sanayi kuruluşlarına Rusya'dan, Kolombiya'dan, Avusturalya'dan kömür ithal etmişiz. Hükûmetiniz bilerek yerli taş kömürünü üretmiyor. Oysa Türkiye'nin sadece koklaşabilme özelliğine sahip, yüksek kalorili taş kömürü ihtiyacı özellikle demir çelik sektöründe ve ağır sanayide şu anda yıllık 6  milyon tondur. Bu ihtiyacın sadece 1 milyon tonunu yerli taş kömürüyle karşılayabiliyoruz. TTK, özelleştirmenin önünü açmak için kasten zarar ettirilmektedir. Bu politikalarınızla maalesef TTK’yı bilerek ve kasten yok ediyorsunuz. Ama yok ettiğiniz sadece TTK değil, ekonomisi, sosyolojisi, psikolojisi, her şeyi taş kömürüne bağlı olan Zonguldak'ı da yok ediyorsunuz. 2004 yılından itibaren redevans usulü kömür üretiminde fiilen özelleştirmeyi uyguladınız. Ama bu özelleştirme politikalarınız maalesef fiyaskoyla sonuçlandı. 51’nci madde ve mevzuattaki değişikliklerle tüm kömür madenciliğini özel sektöre devredeceğiniz, havza madenciliğinden vazgeçeceğiniz anlaşılmaktadır. Oysa bu durum çok yanlıştır. Kömür üretiminin güvenli ve planlı şekilde yapılabilmesi için projelerin tek merkezden yönetilmesi, bölünmeden, parçalanmadan yürütülmesi, havza madenciliği yapılması gerekir. Kömür üretiminde özelleştirme politikalarında n derhâl vazgeçilmesi gerekir.”derken  Bartın  Milletvekili Alirıza Yalçınkaya, bir zamanlar ülkemizin toplam taş kömürü tüketiminin %80'ini karşılayan TTK’nın  bugün %2,52'sini karşıladığını söyledi. “Bakanlığınız sayesinde TTK, bu güçlü konumundan uzaklaştırılıp artık üretimi her geçen gün azalan, gözden çıkarılmış bir kurum hâline getirilmiştir.Bu süreç içerisinde siz de Enerji Bakanı olarak ülkemizin en önemli kömür kaynağına sahip olan kuruma sahip çıkmadan, sırtınızı dönerek ülkeye yerli kömür müjdesi veriyorsunuz.. Sayın Bakanım, biz sizin reklam filmlerinizin sonunun trajik olmasını istemiyoruz. Artık reklamlara ara verin, filme geçin Sayın Bakanım. TTK’ya yatırım yapın, işçi alın, kurumu ayağa kaldırın ve gerçek anlamda yerli kömürü ülke ekonomisine kazandırın.Ondan sonra çıkıp “millî kömür, millî enerji” sloganını kullanın. TTK'ya ait iki maden sahasında sözleşme imzalayıp redevans usulü işletme hakkını alan, şimdiye kadar taahhütlerini yerine getirmeyen, devlete olan borçlarını ödemeyen bir firmaya nasıl güvenip de kamuoyuna Amasra'da yılda 7 milyon ton kömür çıkacağının müjdesini verebiliyorsunuz? “şeklinde konuştu. 

AK Parti Milletvekili Faruk Çoturoğlu, millî enerji ve maden politikasını önemsediklerini söyledi.”TTK’nın, daha önce verimsiz gördüğü sahaları ya da kaçak kömür üretenlerle ilgili sıkıntıları giderebilmek için yapmış olduğu bir redevans  uygulaması var fakat bu uygulama zaman içerisinde istenilen başarıyı göstermemiş, elde edememişiz, ayrıca kamunun üzerine üçüncü sözleşmelerden dolayı da birtakım yükler meydana gelmiş…Verimli bir işletmecilik yapılması açısından redevans sahalarından vazgeçilip bu redevans sahalarına gerçek ruhsatları verme ihtiyacı hasıl olmuş.Tabii,burada kamuoyunda birtakım sıkıntılar meydana geldi. Aslında orada çalışan işçilerimizle alakalı herhangi bir sıkıntı olmamasına rağmen bu konuda da gerek Bakanlığımız gerekse milletvekili arkadaşlarımız bir adım atmak suretiyle burada bir önergeyle “TTK sahaları hariç” denilerek bu konu kamuoyu tarafından daha iyi anlaşılabilir bir noktaya gelmiştir.Sadece şu anda redevans sahalarından olan İnağzı sahasında yıllık 2,5 milyon ton kömür üretmek mümkün ve burada da 5 bin kişiyi, yeni madenciyi istihdam etmek de mümkün. Ayrıca, şu anda yine kapalı bulunan Armutçuk Alacaağzı bölgesinde de bin kişiyi bu suretle istihdam etmek ve üretimi artışı sağlamak mümkün. Ayrıca, Karadon Müessesesinde de şu anda atıl vaziyette duran, üretim yapmayan 2 tane müessese var,bunların da değerlendirilmesi noktasında 500 kişiye behemehâl iş verme imkânı mevcut. Yani sadece elimizde atılan bulunan şu maden bölgelerindeki ruhsatları biz eğer değerlendirirsek, çalıştırırsak hem kömür üretimimiz artacak hem de burada istihdam artışı meydana gelecek; bu da ülkemize, bölgemize son derece katkı sağlayacak bir oluşum:“Ya,Amasra’ya termik santral kurulacak olursa cehenneme dönecek, falan filan…” Evet, biz de diyoruz ki: Dönmesin işte, elimizde fırsat var, orada çıkarılan kömür bu anlaşmayla gitsin Çatalağzı’nda yansın, gitsin Muslu’da yansın, gitsin oradaki ithal kömürle çalışan santrallerde yansın; ülkemiz kazansın, insanımız kazansın. Burada yapılmak istenilen budur ve Bakanımızı bu konuda çok tebrik ediyorum. “kazan kazan” formülüne göre yapılmıştır, hem temiz enerjiyle ülkemizin enerji kaynaklarını dışa bağımlılıktan kurtaracak hem de şu andaki yerli kömüre önem verecek bir anlaşmadır. 

Albayrak:”TTK bizim gözbebeğimiz” 

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı eleştiri ve soruları yanıtladı. Zonguldak havzasında 1,5 milyar ton kömürü olduğunu belirtti. “Yılda  yılda ne kadar üretiyoruz? 1 milyon 350 bin ton. Bu hızla gitsek bin senede bitmez.” dedi ve Zonguldak’a mesaj verdi: 

Peki, nasıl bir algı, nasıl bir strateji? İşte, hikâye burada… Bugün itibarıyla Zonguldak, Bartın ve Kastamonu, üç ilimizde 452 bin hektar, tek ruhsat; böyle bir iş olabilir mi ya? 452 bin hektar… Madem burada 1,5 milyar ton benim rezervim var… Buradan söylüyorum, TTK kapatılmayacak, TTK’dan işçi atılmayacak. TTK bizim göz bebeğimiz, 170  yıllık kültürle özellikle daha randımanlı ve verimli… TTK Genel Müdürümüzle geçen hafta yeniden konuştuk. Oradaki yarı mekanize sistemlerle ki maalesef kamunun böyle bir durumu var.

Şöyle bakmamız gerekiyor: Yarı mekanize sistemle birlikte sembol madenlerde Türkiye’nin eğitici ve öğretici bir kurumu olmasının yanında… Biz “Her alanda kamu olsun.” Niye her alanda kamu olsun ya? Biz “Her alanda kamu olsun.” dersek… İşte, bu kafayla kırk yıllık Zonguldak sorunu. Kaç tane araştırma yaptırdım ben hiç kimseye sormadan. Zonguldak’ta herkes mutsuz, kimse çözüm üretmiyor, kırk yıllık hikâyeler. Böyle iş olur mu? Üretim maliyeti, satış fiyatının 4 katı, 5 katı olacak, bu zarar sadece 7.600 işçi özelinde tüm şehir için büyük bir sıkıntı oluşturacak ve biz böyle yaşamaya devam edeceğiz. Böyle bir şey yok. Hem istihdamı artıracağız hem yerli üretimi artıracağız hem yerli kaynaklar noktasında cari açığın önüne geçecek adımları atacağız.Bakın, bu dönemde özellikle denetimlerin artırılması, uluslar arası standartların getirilmesi ve özel sektörde daha kurumsal, tezgâh altı, merdiven altı değil, Türkiye’nin daha büyük, daha kurumsallaşmış gruplarının öngörülebilir bir madencilik sektörüyle bu alana girmesiyle, inşallah bu alandaki kurumsallaşmayla bunu da geliştireceğiz.”

 

Yorum Ekle