SON DAKİKA

TİMBİR: Medya mı, Yeni Bir Güç Alanı mı?

09 Mayıs, 2026 19:03 Güncelleme: 09 Mayıs, 2026 19:13

Son günlerde adı sıkça duyulan TİMBİR, yani Türk İnternet Medya Birliği, internet haber siteleri ve dijital medya kuruluşlarını bir çatı altında toplamak amacıyla kurulan bir yapı olarak tanıtılıyor. Yapılan değerlendirmelere göre Türkiye genelinde 81 ilde temsilcilik yapılanmasına gidildiği, birçok bölgede de şubeleşme ve örgütlenme sürecinin sürdüğü görülüyor.

Bu yapının kurucu ismi olarak öne çıkan Süleyman Basa ise daha çok medya birlikleri ve dijital basın organizasyonları alanında bilinen bir isim. Kariyer çizgisi büyük ulusal televizyon kanalları ya da gazetelerden ziyade, medya örgütlenmeleri, yerel basın yapıları ve iletişim platformları etrafında şekillenmiş durumda.

Resmî anlatımlarda bu yapının amacı; internet medyasını güçlendirmek, yerel basını desteklemek ve dijital haberciliği daha organize bir zemine taşımak olarak ifade ediliyor. Ancak sahadaki algı ve tartışmalar, bu tanımın ötesine geçiyor. Özellikle düzenlenen açılışlar, protokol düzeni ve katılım profili nedeniyle yapı farklı yorumlara açık hale geliyor.

Bugün Karadeniz Ereğli’de gerçekleştirilen açılışta da en çok dikkat çeken unsurlardan biri katılımcı profili oldu. Etkinliklerde ağırlıklı olarak AK Parti’ye yakın isimlerin ve protokolde yer alan siyasi temsilcilerin bulunması, yapının “siyasi yakınlık” tartışmalarını da beraberinde getiriyor.

Bir diğer dikkat çeken detay ise protokol yerleşimi oldu. Türk bayrağının yanında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yer aldığı düzende, Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün en uç noktada konumlandırılması bazı kesimlerde tepkiyle karşılandı.

Atatürk bu ülkenin temelidir. Onu sembolik bir figür gibi en kenara koymak, toplumun ortak hafızasında karşılık bulmaz. Bu ülkede bayrağın yanındaki en güçlü referanslardan biri Atatürk’tür. Bu yüzden yapılan her protokol düzeni, sadece bir yerleşim değil; aynı zamanda bir mesajdır.

Öte yandan yıllardır değişmeyen başka bir gerçek daha var: Yerel basın. İsimler değişiyor, dernekler kuruluyor, birlikler oluşuyor… Ama sahadaki gazetecinin gündelik sorunları değişmiyor. Ekonomik sıkıntı, güvencesizlik ve mesleki yalnızlık hâlâ en temel meseleler olarak duruyor.

Bugüne kadar kurulan kaç yapı gerçekten gazetecinin hayatına somut bir katkı sundu? Kaçı sahada çalışan emekçiye doğrudan nefes oldu? Çoğu zaman ortaya çıkan tablo; bol protokol, bol unvan, bol fotoğraf… ama sahada değişmeyen gerçekler.

Gazetecilik, tabelalarla değil; sahada emek veren insanların hayatına dokunan yapılarla güçlenir. Aksi halde isimler büyür, yapılar genişler ama gazetecinin derdi olduğu yerde kalır.