SON DAKİKA

Ereğli'de DJ Enflasyonu..

06 Temmuz, 2026 19:50 Güncelleme: 06 Temmuz, 2026 19:56

Yaz sezonu başladı. Düğünler, kınalar, nişanlar hız kazandı. Ancak her yaz olduğu gibi bu yıl da eğlence sektöründe aynı sorun büyüyerek devam ediyor: DJ enflasyonu.

Bugün neredeyse eline bir bilgisayar, bir ses sistemi alan herkes kendisini DJ olarak tanıtıyor. Aynı şekilde son yıllarda sayıları hızla artan organizasyon firmaları da "paket organizasyon" adı altında DJ, sunucu, fotoğrafçı, süsleme ve benzeri birçok hizmeti tek kalemde pazarlıyor. Amaç çoğu zaman kaliteli hizmet sunmaktan çok, en düşük fiyatla işi almak oluyor.

Oysa DJ'lik; birkaç şarkıyı arka arkaya çalmaktan ibaret değildir. Bir düğünün, kınanın ya da organizasyonun akışını yönetmek; doğru müziği doğru zamanda seçmek, kriz anlarını yönetebilmek, davetlilerin enerjisini okuyabilmek ve organizasyonun ritmini koruyabilmek yılların deneyimini gerektirir.

Üstelik bu mesleğin önemli bir parçası da sunuculuktur. Sunuculuk; doğru diksiyon, güçlü hitabet, etkili iletişim, sahne hâkimiyeti ve yüzlerce hatta binlerce insanın enerjisini aynı anda yönetebilme becerisi gerektirir. Bir organizasyonda sadece mikrofonu eline almak yetmez. Programın akışını doğru yönetebilmek, doğru zamanda doğru anonsu yapabilmek, davetlileri yönlendirebilmek, gerektiğinde yaşanan aksaklıklara anında çözüm üretebilmek ve salonun enerjisini ayakta tutabilmek yılların tecrübesiyle kazanılan profesyonel birikimin sonucudur.

Meslek, "ben de yaparım" denilerek icra edilecek bir alan değildir. Her mesleğin olduğu gibi bu mesleğin de bir disiplini, birikimi ve yıllar içinde kazanılan tecrübesi vardır. Deneyimin yerini cesaret, bilginin yerini özgüven alamaz. Çünkü sahnede yapılan her hata, o geceyi emanet eden insanların en özel anlarına doğrudan yansır.

Bugün ise mesleki bilgi ve tecrübenin yerini maalesef fiyat rekabeti almaya başladı. Bu durum sadece kaliteli hizmeti değil, mesleğin itibarını da zedeliyor.

Bir diğer önemli sorun ise kayıt dışı çalışma düzenidir. Vergisini düzenli ödeyen, SGK yükümlülüklerini yerine getiren, ekipmanına yatırım yapan ve yıllardır bu mesleği sürdüren insanlar; hiçbir yasal sorumluluk üstlenmeden çalışanlarla aynı şartlarda rekabet etmek zorunda bırakılıyor.

Son yıllarda organizasyon firmalarının sayısındaki hızlı artış da sektörün yapısını değiştirdi. Elbette kurumsal ve yasal şekilde faaliyet gösteren organizasyon firmaları bu eleştirinin dışındadır. Ancak sadece işi daha ucuza alabilmek adına DJ'den sunucuya, fotoğrafçıdan süslemeye kadar her hizmeti tek paket hâline getirerek fiyat üzerinden rekabet oluşturulması, mesleki kaliteyi ikinci plana itmektedir. Emeğin değil, ucuzluğun tercih edildiği bir anlayışın sektöre uzun vadede fayda sağlaması mümkün değildir.

Burada sormamız gereken sorular çok açık:

Bu organizasyonlarda çalışan herkesin SGK girişi yapılıyor mu?

Vergi yükümlülükleri eksiksiz yerine getiriliyor mu?

Paket organizasyon adı altında sunulan tüm hizmetler yasal çerçevede mi yürütülüyor?

Kayıt dışı çalışanlar, vergisini ve sigortasını düzenli ödeyen insanların emeğiyle haksız rekabet oluşturmuyor mu?

Bu soruların cevabı yalnızca sektör çalışanlarını değil, kamu düzenini ve kayıtlı ekonomiyi de ilgilendiriyor.

Bir hizmeti eleştirmek herkesin hakkıdır. Ancak bir meslek insanının yeterliliğini yargılamak, o mesleğin ne kadar emek ve deneyim gerektirdiğini bilmeyi de gerektirir. Kişisel beğeni ile mesleki değerlendirme birbirine karıştırılmamalıdır. Yılların emeği, tek bir gecenin yorumuyla ölçülemez.

Bugün bu mesleği hakkıyla yapan insanlar sadece işlerini değil, mesleklerinin itibarını da korumaya çalışıyor. Çünkü mesele yalnızca müzik çalmak değildir; mesele bir mesleğin ciddiyetini, emeğini ve saygınlığını koruyabilmektir.

Buradan başta Sosyal Güvenlik Kurumu, Gelir İdaresi Başkanlığı, belediyelerin ilgili birimleri ve diğer denetim kurumlarına çağrıda bulunuyorum. Yaz sezonunun en yoğun döneminde yapılacak etkin denetimler, kayıt dışı istihdamın önüne geçecek, haksız rekabeti azaltacak ve yıllardır emeğiyle çalışan insanların hakkını koruyacaktır.

Meslek; emek, bilgi, deneyim ve sorumluluk ister. Eğlence sektörü de bunun istisnası değildir. Kurallara uyanın cezalandırıldığı, kayıt dışının ödüllendirildiği bir düzen ne sektöre ne de emeğe fayda sağlar. Vergisini ödeyenin, sigortalı çalışan istihdam edenin ve işini hakkıyla yapanın korunması, yalnızca sektörün değil, toplumun da ortak sorumluluğudur. Artık denetim zamanı gelmiştir.