30 senedir medyanın içindeyim.Bu kentin nabzını, reflekslerini, güç dengelerini bilenlerden biriyim. Ereğli’nin omurgasını nereden kırıldığını, nereden ayağa kalktığını ezbere bilirim.
Son zamanlarda bir yanlışı eleştirdiğimizde tahammül edemeyenler türedi.Altında niyet arayan, psikoloji analizi yapan, “niye yazdı” diye komplo üretenler…Sanki gazeteci halkla ilişkiler birimi.Gazetecinin asli görevi kamuoyunu aydınlatmaktır.
Gerçeği saklamak değil, gerçeği ortaya çıkarmaktır.Gazeteci sorgular, gözlemler, yanlışları halk adına görünür kılar. Çünkü gazeteci bireysel değil, kamusal bir gözle bakar.
Yargılamak yargının işidir.Sorgulamak gazetecinin görevidir.
Eleştiriye tahammül edemeyenler genelde sorgulanmak istemeyenlerdir.Ama şunu kabul edelim: Gazeteci susarsa yanlışlar rahat eder.
O yüzden gazetecilik alkış için değil, kamu yararı için yapılır.Beğenen beğenir, rahatsız olan da neden rahatsız olduğunu düşünür.Bu meslek böyle. Ve ben bu mesleği sevmek için değil, doğruyu söylemek için seçtim.
Yanlış yapıyorsanız yazılır. Bu şehirde kimse dokunulmaz değil.